GOLDPARA.COM / KÜTÜPHANE

DEĞERLİ TAŞLAR

   

ELMAS (Diamond)

Elmas, kıymetli taşlar arasında en uzun geçmişe sahip olanlardandır. Dünyadaki en sert mineral olmasının yanısıra çıkarılması en güç taş olması, benzersiz parlaklığı ve parlayan ateşi, elması tüm değerli taşların en kıymetlisi yapar.İngilizce’de de “diamond” ifadesi, Yunanca’da “hükmedilemez, gerçek hakim” gibi manalara gelen “adamao” sözcüğünden türetilmiştir. 4000 yıl önce Hindistan'da bulunmuştur. Saf, renksiz elmas en bilinenidir; fakat içeriğinde mevcut olabilen farklı maddeler nedeniyle sarı ve kahverengiden yeşile, maviden pembe ve kırmızıya, çeşitli gri tonlardan siyaha kadar çok farklı elmas çeşitleri de bulunur. Elmasların önemli bir kısmı, dünyanın ateş içinde kavrulan derinliklerinde 3 milyar yıl önce oluşmuştur.

Çoğu en az 100 milyon yıllıktır. Elmas çok yüksek basınç (70000 kg/cm3) ve sıcaklıklarda (2000 ºc) kristalleşen karbon atomlarından oluşur. Böyle bir ortam, yaklaşık 150-200 km derinliklerde bulunur ve bu şekilde oluşmuş maddeler ancak volkanik patlamalarla yeryüzüne itilirler. İçerisinde elmas bulunan volkanik maddelere kimberlit ve lamproit adı verilir. Bu maddeler, yanardağlardan püsküren lavların soğuyup katılaşmış halidir. 1 karat ağırlığında traşlanmış bir pırlanta elde edilebilecek ham elmas kütlesinin çıkarılması için ortalama 250 ton toprak kazılması gerekir.

PIRLANTA 4C ( KESİM, RENK, BERRAKLIK, KARAT ) NEDİR?

Kaliteli bir pırlanta seçerken göz önünde bulundurmanız gereken 4 ana özellik vardır. 4C olarak adlandırılan bu özellikler Kesim, Renk, Berraklık ve Karat ağırlığıdır.

KESİM

Pırlantanın özellikleri arasında en önemli olanıdır. Pırlantanın parlaklığı ve ışıltısı kesimin kalitesine bağlıdır. Bu nedenle kesim ne denli iyiyse pırlantanın parlaklığı ve ışıltısı o denli artar. Pırlantadaki diğer kesimlerden birkaçına verilen adlar ise oval, markiz, damla, kalp ve dikdörtgendir.

 

RENK

Renk özelliği bir pırlantanın sarılığına göre ölçülür. En kıymetli pırlanta renksiz olanıdır. Nadir bulunur ve çok pahalıdır. Ancak renksiz pırlantaya rastlamak neredeyse imkansız gibidir.

BERRAKLIK

                Bir pırlantanın berraklığı “ doğanın parmak izleri ” olarak adlandırılan lekelere bakılarak belirlenir. Aşağıdaki tabloda sağdan sola doğru pırlantanın değeri artar. Pırlantanın lekeleri ancak çok kuvvetli mercekler altında gözle görülebilir.

 

KARAT

                Pırlantanın ağırlığı ve ölçüsüne verilen addır. Bir pırlantanın değerini saptayan en belirgin faktör ölçüsüdür, ancak birbirinin aynı ölçülerde iki pırlantanın fiyatları, kesim, renk ve berraklığındaki farklardan dolayı değişebilir.

ZÜMRÜT(emerald)

Tarihten bu yana pek çok toplumun kültüründe zenginliği simgeleyen zümrüt, içeriğindeki krom ve vanadyumdan aldığı eşsiz yeşil rengiyle hayranlık uyandıran bir taştır. Parlak yeşilin yanı sıra, sarıya çalan yeşil ya da karanlık yeşil renklerine de rastlanır.

Zümrütler nadiren kusursuzdur, bu yüzden çoğunlukla yağlanarak çatlak ve boşluklarının dolması, kusurlarının gizlenmesi, renginin canlılaşması sağlanır. Materyal kaybını azaltmak için genellikle düz-kesim uygulanır ki buna zümrüt kesimi de denir. Oymacılık ve kabartma yöntemleriyle kusurlar atılarak en iyi sonuca ulaşılır. Günümüzde zümrüt laboratuar şartlarında da üretilebilmektedir. Bugün en iyi zümrütler Kolombiya’da çıkarılmaktadır. Diğer kaynaklar Avusturya, Hindistan, Avusturalya, Brezilya, Güney Afrika, Mısır, ABD, Norveç, Pakistan ve  Zimbabwe’dir.

 

YAKUT (ruby)

Yakut, mücevher tutkunlarının en favori taşları arasında yer alır. Teknik ismi “kızıl korindon”dur, ancak diğer renkteki korindonlar gibi safir adıyla anılmaz. Kırmızının çok çeşitli tonlarında olabilen yakut, içerdiği krom ve demir oranına göre pembeden eflatuna ya da kahverengimsi kırmızıya göz alıcı bir renk yelpazesi sunar.

Yapısındaki kristallerin sık çizgiler halinde olması sebebiyle kırılmaya yatkın gibi görünse de, elmastan sonra en sert mineral olarak fazlasıyla dayanıklıdır. Kristal prizmaları üçgen ya da altıgen biçimde, uçları sivri veya yassıdır. Kristaller geliştikçe üzerlerinde yeni tabakalar oluştururlar; bu tabakalarda jeolojik şartlara ve mevcut minerallerin cinsine göre kuşaklaşma adı da verilen renk varyasyonları oluşur.

Dünyanın hemen her yerinde, volkanik ve başkalaşım kayalarında ya da alüvyon tortularında aşınmış çakıllar olarak bulunur. En kaliteli doğal yakutların Tayland-Burma’dan çıkarıldığı, mücevher tüccarları tarafından kabul edilegelmiştir

Çoğu kahverengimsi kırmızı bir renge sahip olan Burma yakutları, 1500’lü yılların sonlarından beri bilinmektedir. Bunun dışında Afganistan’da, Vietnam’da ve özellikle de Pakistan’da çok kaliteli parlak kırmızı yakutlar çıkarılmaktadır. Hindistan, Rusya, Avusturalya, Norveç ve ABD-Kuzey Karolina’da bulunanları ise çoğunlukla koyu renkte, hatta bazen opaktır.

 

 SAFİR (sapphire)

Mücevher kalitesinde olup da kırmızı renkte olmayan her korindon safir olarak adlandırılır. Ancak bu isim, en çok mavi renkliler için kullanılmaktadır. İçerisindeki demir ve titanyum katkıları dolayısıyla rengi çeşitlilik gösterir, ancak en kıymetlisi berrak ve derin mavi olanıdır. “Renk değiştiren safir” adı da verilen bazı safirler, doğal ve suni ışık altında mavinin farklı tonlarını ortaya koyar.

            Ayrıca çeşitli doğal eklentilerle “yıldız safiri” türleri oluşabilir ki, bunlar genellikle yuvarlak “cabochon” kesimle işlenir ve oldukça değerlidirler. Bunlar feminen görünmediği için pek çok erkeğin de tercihidir.

             Renklerine göre taşların kaynaklarını ayırd etmek mümkündür. Kaşmir safirinden sonra en iyi mavi safirler Burma’da, Sri Lanka’da ve Hindistan’ın diğer yörelerinde, pegmatit yapılarda ve alüvyal tortularda çıkarılmaktadır. Tayland, Avusturalya ve Nijerya menşeli safirler koyu mavidir, neredeyse siyahmış izlenimi verir.  Bunlara “gece mavisi safirler” de denir. ABD-Montana’da üretilen safirlerde ise çekici, metalik mavi bir ton hakimdir. Bunlar dışında Kamboçya, Brezilya, Kenya, Malawi ve Kolombiya diğer safir yöreleridir.

Kaynak: Ekrem Kuyumculuk